"Sokak köpeği saldırınca ne yapacağım?'' diyenler!

Av. Burcu Soylu’nun, “Sokak köpeği saldırınca ne yapacağım?” diyenler! yazısı:
"Sokak köpeği saldırınca ne yapacağım?'' diyenler!

“Son zamanlarda gerek havaların soğuması gerek pandemi sürecindeki sokağa çıkma yasağının devam etmesi sebebiyle birçok sokak hayvanı aç kalmaktadır. Aç kalan hayvanlardan en çok köpekler yemek bulma konusunda zorluk çekmekte ve bunun neticesinde de istenmeyen bir sonuç olarak vatandaşlar köpeklerin saldırısına uğramaktadır. Köpek saldırısına uğranılması durumunda ise ısırılan kişinin yaşadığı olay karşında maddi ve manevi tazminat açma gibi hukuki hakları olacaktır. Şöyle ki;

               Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. maddesinde; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.

               5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun ilgili maddesinde; ”Büyükşehirin bütünlüğüne hizmet eden sosyal donatılar, bölge parkları, hayvanat bahçeleri, hayvan barınakları, kütüphane, müze, spor, dinlence, eğlence ve benzeri yerleri yapmak, yaptırmak, işletmek veya işlettirmek” büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.

               5393 sayılı Belediye Kanunu'nun ilgili maddelerinde; çevre ve çevre sağlığı hizmetlerini yapmak veya yaptırmak belediyenin görev ve sorumlulukları arasında, belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak belediyenin yetki ve imtiyazları arasında yer almaktadır.

               5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun "Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması" başlıklı maddesinin ilgili fıkrasında; "Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı  şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama  bırakılmaları esastır." hükmü, "Yerel hayvan koruma görevlilerinin sorumlulukları" başlıklı maddesinin ilgili fıkrasında ise; "Yerel hayvan koruma görevlileri; bölge ve mahallerindeki, öncelikle köpekler ve kediler  olmak üzere, sahipsiz hayvanların bakımları, aşılarının yapılması, aşılı hayvanların markalanması ve kayıtlarının tutulmasının sağlanması, kısırlaştırılması, saldırgan olanların eğitilmesi ve sahiplendirilmelerinin yapılması için yerel yönetimler tarafından kurulan hayvan bakımevlerine gönderilmesi gibi yapılan tüm faaliyetleri yerel yönetimler ile eşgüdümlü olarak yaparlar." kuralı yer almaktadır.

               12.05.2006 tarihli ve 26166 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği'nin 1. maddesinde, sahipsiz hayvanların çevreye verebilecekleri olumsuz etkilerinin giderilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. “İl Müdürlüğünün Görev ve Sorumlulukları” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; “Yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile işbirliği yaparak sahipsiz hayvanların kontrolünü takip etmek" İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'nün görev ve sorumlulukları arasında sayılmış, 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; hayvanların korunması, sorunların tespiti ve çözümlerini karara bağlamanın, her ilde valinin başkanı olduğu il hayvan koruma kurulunun görev ve sorumlulukları arasında olduğu belirtilmiş, "Belediyelerin alacağı tedbirler" başlıklı 7. maddesinde ise, "sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması, kısırlaştırılması, aşılanması, gerekli tıbbî bakımlarının yapılması ve işaretlenmesi, alındığı ortama geri bırakılması, sahiplendirilenlerinin kayıt altına alınması" belediyelerin görevleri arasında sayılmıştır. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; sahipsiz hayvanların, başta köpekler olmak üzere, korunması, bakım ve gözetimi, saldırgan olanlarının eğitilmesi ve sahiplendirilmeleri, hayvan bakımevlerinin kurulması vb. birtakım görev ve sorumlulukların valiliklere, büyükşehir ve ilçe belediyelerine ait olduğu anlaşılmaktadır.

               Kamu idareleri yapmakla yükümlü bulundukları hizmetleri gereği gibi ifa etmekle beraber bu hizmetin işleyişini sürekli olarak kontrol etmek ve hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almakla da yükümlüdür. İdarece bu yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suretiyle hizmetin kötü veya geç işlemesi ya da gereği gibi işlememesi sonucunda bir zarara sebebiyet verilmiş olmasının, idareye hizmet kusuru nedeniyle meydana gelen maddi veya manevi zararları tazmin sorumluluğu yükleyeceği idare hukukunun yerleşmiş ilkelerindendir.

Tüm bu yazılanlar değerlendirildiğinde, hem maddi hem de manevi anlamda zarara uğrayan kişiler haklarını arayabilecek ve karşılarında muhattap bulabileceklerdir. Tarafların ise hak kaybına uğramaması açısından işin uzmanından yardım almaları gerektiği kanaatindeyim. Kalın sağlıcakla…”

 

Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapın. Henüz kayıt olmadıysanız yeni hesap oluşturun.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!